Trafolarımız Daha Fazla Elektrikli Arabayla Başa Çıkabilecek mi?

Şarj İstasyonu emre ekici

Elektrikli araçların satış rakamlarını alt üst etmesi ile birlikte birçok üretici ve dağıtım şirketinin aklında önemli bir soru mevcut. Şebeke bu yükü kaldırabilecek mi? Türkiye’de henüz yeni yeni elektrikli otomobil satışlarını görsek te dünyanın dört bir yanında milyonlarda elektrikli otomobil yollara çıkıyor. Bu otomobillerin aynı anda şarj olması güç şebekelerine ciddi anlamda yük getirecektir. Ulusal şebekeler, bir ülkenin enerji üretiminden, tipik olarak kömür, gaz veya nükleer güç istasyonlarının yanı sıra artan miktarda yenilenebilir enerji yoluyla sorumludur. Ayrıca elektrik santrallerini tüketicilere kablolar, transformatörler ve trafo merkezleri aracılığıyla bağlayarak fiziksel enerji iletiminden de sorumludurlar. Böylece elektrik evlerimize gelmeden önce voltaj güvenli bir seviyeye düşürülmüştür.

Bu sistemden doğal olarak elektrikli araçlarda faydalanacaktır. Evinizde çamaşır makinenizin çalışması sırasında otomobiliniz de şarj olabilir. Aynı gerilim değerine sahip olan şarj istasyonları yüksek akım ile aracınızı şarj edecektir. Her ev bu şekilde davranırsa güç anlamında yüksek bir ihtiyaç doğacaktır.

Kısacası bu enerji değil, güç meselesidir. Herkes aynı anda arabasına fiş taktıysa, herkes akşam yemeğini hazırlıyorsa, duş alıyorsa veya ışıkları yakıyorsa, şebeke güç talebinin zirvesini yaşayacaktır. Bu zirveleri desteklemek ve elektrik kesintilerini önlemek için şebekeler geliştirildi ancak bu zirveleri genişletmek pahalı bir iş çünkü daha fazla enerji üretimi gerektiriyor, bu da başka bir elektrik santrali inşa etmek anlamına geliyor.

Bunun yerine, modelleme, tahmin ve hatta büyük ölçekli pil depolaması yoluyla şebekeyi daha akıllı hale getirmek, ‘zirveyi aşağı çekme’ olarak bilinen bu kısa vadeli talep artışlarını yumuşatmaya yardımcı olabilir. Gerçekte, şebeke halihazırda oluşturduğu enerjiyi daha iyi kullanıyor. İnsanları talep düşük olduğunda arabalarını şarj etmeye teşvik etmek için tasarlanan kullanım süresi tarifeleri, aynı zamanda yoğun tıraşları desteklemek ve yerel kısıtlamaları önlemek için de kullanılabilir.

Yukarıda saydığımız konular akıllı şebekeler yardımı ile yapılıyor. Bu planlamayı da akıllı şebeke mühendisleri yapmak zorunda. Akıllı sistemlerde araçtan eve veya evden araca şarj mümkün. Günün belirli saatlerinde eğer aracınız şarjda ise ve evden enerji ihtiyacı doğuyorsa araçtan enerji çekilebilir. Bu konuyu daha önce araçtan araca ve araçtan eve şarj teknolojileri makalemizde bahsetmiştik.

Otomobil üreticileri tarafından araştırılan ve halihazırda sınırlı pazarlarda kullanılan bir başka teknoloji de araçtan şebekeye (V2G) şarjdır. Araç sahiplerinin araçlarının aküsünde bulunan enerjiyi en yoğun talep zamanlarında ağa geri aktarmalarına izin verir, bu da güzel bir gelir sağlar ve şebekeyi dengelemeye yardımcı olur.

Bu nedenle yük dengeleme, akıllı şarj ve pil depolamanın bir kombinasyonu, elektrikli araç satışlarının yaklaşan artışına rağmen küresel enerji talebindeki büyümenin kontrol altına alınacağı anlamına gelecektir. Ayrıca şebeke mühendislerine analitik araçlara ve en çok ihtiyaç duyulan yerlerde ağ güçlendirmelerine öncelik vermek için nefes alma alanı sağlamalıdır.

Sosyal Ağlarda Paylaş

{emre ekici}

Emre Ekici, 2013-2019 yılları arasında Bozankaya Otomotiv A.Ş ile birlikte Türkiye'deki elektrikli otobüs üretiminde çalışmış, Satış Sonrası Hizmetler Bölge Müdürü olarak görev almıştır. 2020 yılı itibari ile İnönü Üniversitesi'nde Elektrikli Araç Teknolojileri bölümünde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Tüm dünyadan elektrikli araç haberlerini bilgilendirmek için sunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir